Dijital evrim geçiren iş dünyasında, yeni müşteri kazanımı stratejilerinden yeni iş modellerinin geliştirilmesine kadar her alanda kârlı ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için veriye dayalı içgörülere güvenilmektedir.
Bu nedenle veriye sahip olmak, veriden değer üretmek, bir rekabet avantajı olmaktan çıkmış, bir ihtiyaç haline gelmiştir. İş dünyası için veri, insan için yaşamın kaynağı olan su gibidir; varlığı hayatidir. Ancak yalnızca doğru yönetildiğinde değer üretir. Sağlıklı ve güvenilir veri şirketleri güçlendirir, büyümelerini mümkün kılar ve olası riskleri bertaraf etmelerini sağlar. Yönetilmeyen ve kirli bir veri yığını ise bir organizasyonun yanlış kararlar almasına ve fırsat kayıplarına sebep olur. Dolayısıyla veriyi temiz, düzenli ve erişilebilir hale getirebilen şirketler ilk olarak değere, ardından sürdürülebilir bir başarı unsuruna dönüştürebilir. Bu bakış açısıyla veriyi yöneten şirketler, bilinçli kararlar alarak geleceğe güvenle adım atarken, bunu yapamayan şirketler için dijital çağda hızla geri planda kalmak kaçınılmaz olacaktır.
Data Governance Institute’da Veri Yönetişimi kavramını bu gereksinimlerin önemini vurgulayacak şekilde tanımlamıştır; ‘Kimin hangi bilgiyle ve ne zaman, hangi koşullar altında hangi yöntemleri kullanarak hangi eylemleri gerçekleştirebileceğini açıklayan, üzerinde anlaşmaya varılan modellere göre yürütülen, bilgiyle ilgili süreçler için bir karar alma ve hesap verme sorumluluğu sistemidir.’
Bu bağlamda KPMG olarak Veri Yönetişimi hizmetimiz ile kurumların sahip oldukları veriyi en doğru şekilde yönetebilmelerini sağlayacak yönetişim yapısını kurmaktayız. Bu yapıyı tamamen kuruma özel bir yaklaşım ile tasarlayarak, veriye yönelik rollerin ve sorumlulukların tanımlanmasını, standartların ve süreçlerin belirlenmesini ve takip mekanizmalarının hayata geçirilmesini sağlamaktayız.