Ana içeriğe geç

       Dijitalleşme yalnızca mevcut iş süreçlerinin iyileştirilmesi veya teknolojik altyapının güncellenmesinden ibaret değildir. Sürdürülebilir dijital dönüşüm için; şirketin iş stratejisi ve organizasyonel hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm süreci tasarlanması, verinin varlık olarak değerlendirip alınacak tüm kararlarda yol gösterici olarak kullanılması, yeni fırsatlara zemin oluşturulması, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, kurum kültürünün ve çalışan yetkinliklerinin dönüşümün parçası olması büyük önem taşır.

       

      KPMG Türkiye’nin teknoloji, medya ve telekomünikasyon (TMT) sektörlerindeki küresel eğilimleri ve gelecek stratejilerini kapsamlı bir şekilde ele aldığı TMT Sektörü Gündem Raporu yayımlandı. Raporda, yapay zekânın üretkenlikten öteye geçerek yeni pazarlar yarattığı, bulut teknolojilerinin dijital ekonominin omurgası hâline geldiği ve 5G ile 6G altyapılarının insan-makine etkileşimini yeniden tanımladığı vurgulanıyor.

       Dijitalleşme yalnızca mevcut iş süreçlerinin iyileştirilmesi veya teknolojik altyapının güncellenmesinden ibaret değildir. Sürdürülebilir dijital dönüşüm için; şirketin iş stratejisi ve organizasyonel hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm süreci tasarlanması, verinin varlık olarak değerlendirip alınacak tüm kararlarda yol gösterici olarak kullanılması, yeni fırsatlara zemin oluşturulması, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, kurum kültürünün ve çalışan yetkinliklerinin dönüşümün parçası olması büyük önem taşır.

      Rapora göre üretken yapay zekâ pazarı 2021’de 7,69 milyar dolar iken 2023’te üç katına çıkarak 20,47 milyar dolara ulaştı. Bu pazarın hızlı büyümesini sürdürerek 2025 yılında 66.89 milyar dolar, 2027'de 160.83 milyar dolar ve 2031 yılına kadar ise 442.07 milyar dolarlık hacme ulaşacağı öngörülüyor. Küresel büyük dil modeli (LLM) pazarının da benzer şekilde ivme kazandığı görülüyor. 2024 yılında 5,72 milyar dolar olan bu pazarın 2025–2034 döneminde yüzde 35,92 bileşik yıllık büyüme oranıyla büyüyerek 2034 yılı itibarıyla 123 milyar doları aşması bekleniyor.   Rapora göre yapay TMT sektörlerinde de özgün ihtiyaçları ve stratejik öncelikleri doğrultusunda farklı etkiler yaratarak dönüşüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Bu sayede şirketlere güçlü bir rekabet avantajı kazandırıyor. Bu potansiyelin farkında olan TMT liderleri, özellikle üretken yapay zekâya (GenAI) yönelik yatırımlar konusunda yüksek güvene sahip. Yapılan bir araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 80’i önümüzdeki dönemde GenAI yatırımlarını artırmayı planlarken yüzde 75’i bu teknolojinin yatırım geri dönüşü (ROI) hakkında rahat olduklarını belirtiyor.

       Dijitalleşme yalnızca mevcut iş süreçlerinin iyileştirilmesi veya teknolojik altyapının güncellenmesinden ibaret değildir. Sürdürülebilir dijital dönüşüm için; şirketin iş stratejisi ve organizasyonel hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm süreci tasarlanması, verinin varlık olarak değerlendirip alınacak tüm kararlarda yol gösterici olarak kullanılması, yeni fırsatlara zemin oluşturulması, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, kurum kültürünün ve çalışan yetkinliklerinin dönüşümün parçası olması büyük önem taşır.

      2024 itibarıyla küresel bulut bilişim pazarının rekor düzeylere ulaştığına yer veren raporda, bulut harcamalarının bu yıl 800 milyar dolara yaklaşıp 2030’a kadar 1 trilyon doları aşmasının beklendiğine de dikkat çekiliyor. Bu hızlı büyümenin temelinde, üretken yapay zekâ teknolojilerine olan talebin artması yatıyor. Kurumlar, üretken yapay zekâ platformlarını bulut üzerinde geliştiriyor ve ölçeklendiriyor, bu da bulut hizmetlerini yapay zekâ inovasyonunun omurgası haline getiriyor.   Veri merkezi sektörü de bu gelişmelerle paralel olarak hızla büyüyor. Hiper ölçekli bulut sağlayıcılarının işlettiği veri merkezi sayısının önümüzdeki dört yılda ikiye katlanması bekleniyor. Toplam kapasitenin ise 2028’e kadar yaklaşık dört katına çıkacağı öngörülüyor. Özel sektör, toplam bulut ve veri merkezi harcamalarının yüzde 96’sını oluştururken kamu yatırımları yüzde 4 seviyesinde kalıyor. Genel olarak, 2030’a doğru bulut ve veri merkezi pazarının yapay zekâ, dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarıyla güçlü bir şekilde büyümeye devam etmesi bekleniyor.

       Dijitalleşme yalnızca mevcut iş süreçlerinin iyileştirilmesi veya teknolojik altyapının güncellenmesinden ibaret değildir. Sürdürülebilir dijital dönüşüm için; şirketin iş stratejisi ve organizasyonel hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm süreci tasarlanması, verinin varlık olarak değerlendirip alınacak tüm kararlarda yol gösterici olarak kullanılması, yeni fırsatlara zemin oluşturulması, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, kurum kültürünün ve çalışan yetkinliklerinin dönüşümün parçası olması büyük önem taşır.

      Raporda, 5G ve 6G teknolojilerinin sadece altyapı değil, şirketlerin iş modellerini de dönüştüreceği vurgulanıyor. 5G'nin kendisi şu anda çok fütüristik görünse de 6G, 1 Tbps'ye kadar hızlarda ultra düşük gecikme süresi sunacak ve bu da makine-makine ve insan-makine etkileşimlerini benzeri görülmemiş seviyelere çıkaracak ve sanal/artırılmış gerçeklik (VR/AR), mobil uç bilişim, yapay zekâ gibi teknolojilerin gelişimini ve kullanımını dönüştürecek. 2030’lu yılların başında hayatımıza girmesi beklenen 6G teknolojisiyle, yalnızca daha hızlı bir internet değil; yapay zekâ destekli ağ mimarileriyle kendi kendini optimize eden, tahmine dayalı veri işleyebilen, enerji verimliliğini en üst düzeye çıkaran bir ekosistem hedefleniyor.

       Dijitalleşme yalnızca mevcut iş süreçlerinin iyileştirilmesi veya teknolojik altyapının güncellenmesinden ibaret değildir. Sürdürülebilir dijital dönüşüm için; şirketin iş stratejisi ve organizasyonel hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm süreci tasarlanması, verinin varlık olarak değerlendirip alınacak tüm kararlarda yol gösterici olarak kullanılması, yeni fırsatlara zemin oluşturulması, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, kurum kültürünün ve çalışan yetkinliklerinin dönüşümün parçası olması büyük önem taşır.

      Rapor, söz konusu üç sektörün finansal ve operasyonel görünümünü açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden ele alıyor. Rapordaki verilere göre 2023 yılı itibarıyla sektörde mikro, küçük, orta ve büyük ölçekli olmak üzere toplam 38 bin 142 firma bulunuyor ve 264 bin 349 personel istihdam ediliyor. 2023 yılı son çeyreği itibarıyla 38 bin 142 firmanın toplam kârlılığının 105 milyar TL seviyesinde olduğu kaydediliyor.

      Rapor kapsamında, sektörün Türkiye’deki finansal durumunun geçmişten günümüze analizi de yapıldı. 2009’dan 2023 yılına değin toplam kârlılık miktarındaki TL bazlı artışta yüzde 2130 ile teknoloji sektörü ilk sırada yer aldı. Teknoloji sektörü 2009 yılında 4 milyar TL olan net kârını 2023’te 91 milyar TL’ye, medya 375 milyon TL’den 7 milyar TL’nin üzerine çıkardı. Telekomünikasyon ise 150 milyon TL zarar ederken geldiği noktada 7 milyar TL’ye yakın kâr eden bir sektöre dönüştü.

      Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektörü Gündem Raporu

      Detaylı bilgi için raporumuzu inceleyin!

      Bize Ulaşın

      Özge İlhan Acar

      Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri, Şirket Ortağı

      KPMG Türkiye

      Gökhan Mataracı

      İnovasyon ve Teknoloji Danışmanlığı Lideri, Şirket Ortağı

      KPMG Türkiye