● Türkiye’de umut verici gelişmeler gözlemleniyor.
Rapora göre Türkiye endüstrisi, 2024 yılında yüksek faiz oranları, yüksek enflasyon ve buna karşın görece stabilize olan döviz kurlarının gölgesinde bir yıl geçirdi. Özellikle 2023 yılında başlayan küresel düzeydeki enflasyonla mücadele politikaları, dış talep koşullarında bozulmaya yol açarak Türkiye’nin endüstriyel üretimini de negatif etkiledi. Bunun yanı sıra Türkiye’deki yüksek enflasyonun yol açtığı alım gücü kaybı iç talebi zayıflatmış olsa da 2024 yılının sonuna doğru talepte toparlanma belirtileri ve umut verici gelişmeler gözlemleniyor. Tüm bu zorlu koşullara karşın, Türkiye’nin üretim endeksi 2020 yılından itibaren her yıl artarak yıllık yüzde 0,3 oranında artış yakaladı.
● Sanayi üretiminde en büyük artış enerji sektöründe.
Türkiye’de sanayi üretiminde en büyük artış ise enerji sektöründe meydana geldi. Ülkemizde görülen enerji talebinin artışı, yenilenebilir kaynaklara yönelim ve sanayideki elektrik/enerji kullanımının yaygınlaşması, bu yüksek büyüme performansını destekleyen faktörler arasında yer alıyor. Enerji ve EGİ (elektrik, gaz ve iklimlendirme) sektörünün bu yıl diğer sektörlerin üzerinde artış göstermeleri, alt sektörlerinde yapılan kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarının geri dönüşlerinin alınmaya başlandığına işaret ediyor. Enerji ve EGİ sektörlerinden sonra en yüksek büyüme ise maden sektöründen geldi. Türkiye’nin imalat sanayi üretimindeki düşüş de 2024 yılının son ayı itibarıyla durma noktasına yaklaşırken üretimdeki daralma, son dokuz aydır devam eden yavaşlama döneminin en düşük hızında gerçekleşti. Bazı firmalar yeni siparişlerdeki durgunluğa bağlı olarak üretimlerini azaltsa da diğer firmalar için talepteki iyileşme sinyalleriyle birlikte üretim artışında pozitif sinyaller gözlemlendi.
● Türkiye OECD'nin en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.
Türkiye'nin sanayi üretimi, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğini belirleyen kritik bir gösterge olup, ülkemizin genel ekonomik sağlığını ve rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Rapora göre Türkiye sanayi üretimi son 3 yıldır 20 yıllık yüzde 4,8 yıllık bileşik büyüme oranının altında kaldı. Ancak Türkiye, 2024 yılında yüzde 0,3 sanayi üretimi artışına rağmen GSYH'sini yıllık yüzde 3,2 artırarak OECD'nin en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. Türkiye imalat endüstrisi, kapasite kullanım oranları bağlamında son 15 yıllık ortalamasına yakın (yüzde 76) bir düzeyde seyretti. Bu bağlamda, artan maliyet baskıları ve yüksek faiz ortamına rağmen üreticilerin belli bir üretim esnekliğini koruyabildikleri görüldü. Raporda IMF’nin Türkiye için 2025 yılında yüzde 2,7 oranında GSYH büyümesi beklediğine dikkat çekildi.
● Elektrikli araç üretim kapasitesinin artırımı için önemli adımlar atıldı.
Ülkemizde yerli üretimin artırılmasına yönelik çeşitli çalışmaların yürütüldüğüne de dikkat çekilen raporda otomotiv sektöründe, Türkiye'nin yerli elektrikli otomobil markası Togg’un sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığı vurgulandı. 2024 yılında 30 bin 93 adet T10X modeli kullanıcılarla buluştu ve toplam trafikteki T10X sayısı 49 bin 676'ya ulaştı. Aynı yıl itibarıyla Togg, Türkiye elektrikli otomobil pazarında yüzde 30 pazar payı ile lider konumda yer aldı. Ayrıca otomotiv sektöründe Türkiye, elektrikli araç üretim kapasitesini artırmak amacıyla önemli adımlar attı. Yıllık elektrikli araç üretim kapasitesini bir milyon adede çıkarmak için 5 milyar dolarlık bir teşvik paketi açıklandı. Bu kapsamda, Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, Türkiye'de 1 milyar dolarlık bir üretim tesisi kurma kararı aldı.
● Türkiye’de her beş kişiden biri sanayi sektöründe çalışıyor.
Raporda ülkemizde sanayi sektörünün istihdama etkisi de mercek altına alındı. Rakamlara göre sanayi sektörü, Türkiye’de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor. 2024 aralık ayı verilerine göre, sektörde 6,8 milyon kişi istihdam ediliyor ve bu rakam 2023 yılının son çeyreğine kıyasla yıllık yüzde 2,7'lik bir büyümeye işaret ediyor. Ayrıca, bir önceki yılın dördüncü çeyreğine göre sektörde 177 bin kişilik istihdam artışı gerçekleşti. Toplam istihdam içinde kadın istihdamı payı yüzde 17 seviyelerinde yer alırken, bu oran kadın genel istihdam ortalamasının yaklaşık 6 puan altında bulunuyor.
● Birleşme ve satın almalarda Türkiye yatırımcılar için hâlâ cazip bir ülke.
Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu ve rekabetçi üretim maliyetleri ile endüstriyel üretim alanında yatırımcılar için her zaman iştah kabartıcı bir pazar oldu. Rapora göre 2024 yılında Türkiye'de endüstriyel üretim sektöründe birleşme ve satın alma (M&A) faaliyetleri kapsamında toplamda 45 işlem gerçekleşti. Değeri açıklanan işlemlerle 482 milyon dolar büyüklüğüne ulaşan toplam hacminin, değeri açıklanmayan işlemler de dikkate alındığında 1,7 milyar dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu durum, 2024’ün küresel ekonomik belirsizliklerine rağmen Türkiye’deki endüstriyel üretim sektörünün dinamizmini ve yatırımcılar için cazip bir pazar olmaya devam ettiğini gösteriyor.