Küresel üst düzey kadın liderler, polikrizde büyüme fırsatlarını nasıl değerlendiriyor? Dijital dönüşüm ve ESG'de hangi trendleri görüyorlar? Hangi kişisel liderlik stili şu anda önemli - ve cinsiyet eşitliği ve kendi kariyer fırsatları hakkında ne söylenebilir?
KPMG’nin 53 ülkeden 839 kadın lidere yönelttiği 73 sorudan çıkan çarpıcı yanıtların da yer aldığı, “Küresel Kadın Liderlere Genel Bakış 2023” raporu yayımlandı. Raporda kadın liderlerinin kariyerlerinde karşılaştıkları zorluklar, şirketlerine ve ülke ekonomilerine dair gelecek öngörüleri ve özel hayatları hakkında önemli bilgiler yer alıyor.
Dördüncüsü bu yıl yayımlanan rapordaki verilere göre kadın liderlerin yüzde 56'sı haftada 50 saat veya daha fazla çalışıyor. Hatta ankete katılanların dörtte biri haftada 80 saat veya daha fazla çalıştığını belirtiyor. Buna karşılık yarı zamanlı, yani 30 saat veya daha az çalışanların oranı sadece yüzde 4’te kalıyor. Pek çok kişi için küresel bir kadın lider olarak kariyer yapmak sadece tam zamanlı çalışmakla mümkün olmuyor fazladan mesai yapmak da gerekiyor. Bu nedenle "çok çalışmak" katılımcıların dörtte birinden fazlası tarafından kariyerleri için bir başarı faktörü olarak gösteriliyor. Yoğun iş temposuna ek olarak, kadın liderler haftada ortalama 20 saat ev işi de yapıyor. Bu durum hafta sonları dahil olmak üzere kadın liderlere sadece 15 saatlik bir boş zaman bırakıyor.
Ankete göre küresel kadın liderler tüm iş birimlerinde görev yapıyor olsa en fazla kadın liderin olduğu birim yüzde 25 ile finans departmanı oldu. Bunu sırasıyla yüzde 12,5 ile uyumluluk ve yüzde 12 ile insan kaynakları departmanları izledi. Diğer yandan kadın liderlerin yüzde 80'i daha yüksek bir pozisyon için en az bir kez işten ayrıldı. Bununla birlikte liderler, şirket değiştirmek zorunda kalmadan kariyerlerinde bir sonraki adımı atmanın gelecekte çok daha sık mümkün olacağına inanıyor. Yüzde 77'si yönetim kurullarında cinsiyet eşitliğinin 15 yıl içinde veya daha kısa sürede sağlanacağını söylüyor. Yüzde 75'i C seviye yönetici pozisyonlarında cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının büyüme hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olacağı konusunda hemfikir. Yüzde 64'ü ise son üç yıl içinde klişeler ve önyargılarla karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor.