Akıllı Şehir dönüşümünü yönetirken göz önünde bulundurulması gereken prensiplerden bazılarına yer verdik.
● İnsan Merkezlilik
Akıllı Şehir stratejisini ve dönüşümünü insan merkezli bir bakış açısıyla yönlendirmek Akıllı Şehir kavramının temelinde olmalıdır. Şehir paydaşlarını ilk sıraya koymak, toplumun gerçek gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olur. İnsan merkezli olmak sadece akıllı şehir düşüncesinin nüfuz etmesini hızlandırmakla kalmaz, aynı zamanda çeşitli paydaşların da sorumluluk alarak çözümün bir parçası olmalarını sağlar. Şehirde yönetici, karar alıcı ve düzenleyici paydaşların yanı sıra, vatandaşların da karar alma süreçlerine dahil olması, topluluk katılımının teşvik edilmesi ve Akıllı Şehir girişimlerini şekillendirmek için vatandaşların geri bildirimlerinden yararlanılması büyük öneme sahip.
Akıllı Şehirlerin olmazsa olmazı insan merkezlilik olgusu prensibi, gelecekteki toplumun ideal formu olarak ifade edilen Toplum 5.0 ile ortak paydada buluşuyor. Toplum 5.0, siber alan (sanal dünya) ve fiziksel alan (gerçek dünya) boyutlarının gelişen teknolojiler aracılığıyla entegrasyonu ve toplumların teknolojik evrimle birlikte ilerlemesi anlamına geliyor. Toplum 5.0 ile birlikte şehirlerin sakinlerine sundukları hizmetleri ihtiyaç anında, hızlıca ve yüksek kalitede sunabileceği bir gelecek öngörülüyor. Fakat Toplum 5.0 her şehir sakini için hayatı daha rahat ve konforlu hale getirmekle kalmayıp, aynı zamanda küresel ısınma ve nüfusun yaşlanması gibi insanlığı bir bütün olarak etkileyen sorunların çözülmesine de yardımcı olmayı hedefliyor.
● Güçlü Paydaş İşbirliği
Güçlü paydaş işbirliğine ve yönetişim yapısına sahip Akıllı Şehirler, çeşitli oyuncuları ekosisteme katılmaya ve işbirliği yapmaya teşvik ederek potansiyellerini daha iyi gösterir. Bu işbirlikleri, şehrin Akıllı Şehir stratejisini ve yol haritasını geliştirmeye başladığı ilk noktadan itibaren önemlidir. Hükümetin, iş dünyasının, üniversitelerin, girişimlerin ve diğer paydaşların iletişim kurmalarını, deney yapmalarını ve birlikte çalışmalarını sağlayan bir ekosistem, başarılı bir akıllı şehirlerin ortak noktasıdır.
● Veriye Dayalı Karar Verme
Veriye Dayalı Karar Verme prensibini uygulayan Akıllı Şehirler, şehir altyapısı ve çevre gözetim sistemi, şehrin dijital “sinir sisteminin” nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler aracılığıyla genişletilmesiyle gerçek zamanda şehirde neler olup bittiğini gösterebilir. Bu zengin veri kümesi, operasyonel etkinlikleri daha iyi yönetmenin yanı sıra mobilite ve çevre gibi alanlarda yaşam kalitesi iyileştirmeleri sağlamaya yönelik bilgiler üretebilir. Günümüzde şehirlerin büyük veri analitiği ve yapay zekadan faydalanarak veriye dayalı karar verme becerilerini en üst seviyede kullanabilmesi gerekiyor.
● Amaca Uygunluk
Akıllı Şehir Dönüşümünün en önemli prensiplerinden bir diğeri, amaca uygun tasarım prensibidir. Sürdürülebilir bir Akıllı Şehir modeli oluşturabilmek için, temel bilgi teknolojileri altyapısının, ilgili hizmetlerin ve uygun yönetim modelinin oluşturulması gerekir. Yönetim modeli şehir ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak şekilde uygulanmalı ve zamanla büyüyüp uyum sağlayacak kadar da esnek olmalıdır. Performans göstergelerinin ve kriterlerinin doğru anlaşılması ve uygulanması da amaca uygunluğu gözetir.
● Yeni Fon Modelleri
Akıllı Şehir stratejilerinin uygulanabilmesi için ön finansman sağlanması her zaman kolay değildir. Bu nedenle, şehir yönetimleri giderek artan bir şekilde alternatif fonlama yöntemleri aramaktadır. Bunların arasında kamu-özel sektör ortaklıkları, hükümetlerin imtiyaz modelleri, üçüncü taraflar aracılığıyla fon sağlama ve hatta yardım kuruluşları kaynakları olabilmektedir. Akıllı Şehir finansmanı konusunda kitle finansmanı gibi yenilikçi modeller de uygulanabilmektedir.
● Değer Önerimiz
KPMG Connected Enterprise Çerçevesini temel alarak Akıllı Şehir dönüşümüne uçtan uca bir yaklaşımla stratejik bir başlangıç sağlıyoruz.
- Şehir liderlerinin sorunları tanımlamasına ve odaklanmasına yardımcı oluyoruz
- Şehir hizmetleri için bir hedef işletim modeli oluşturuyoruz
- Bu modeli her şehrin benzersiz kurumsal gereksinimlerine uyarlıyoruz
- Geleceğe dönük bir dönüşüm sürecini basitleştiriyor ve hızlandırıyoruz
KPMG Connected Enterprise Çerçevesi, şehir süreçleri ve operasyonlarının ayrı parçalarını bir araya getirmeye yardımcı oluyor ve geleneksel sınırları aşan bir bütün oluşturuyor. Bu şehirler olağanüstü düzeyde bilgi üretiyor ve bilinçli kararlar alıyorlar.
Geleceğin, inovasyon sağlayan hizmetler aracılığıyla sorunsuz etkileşimler sunan duyarlı operasyonlarla ilgili olduğuna inanıyoruz. Bağlantılı, vatandaş-merkezli şehirlerin yeni bir çağı başlıyor ve KPMG Connected Enterprise Çerçevesi, belediye ve kuruluşlara cesaretle ilerlemenin yolunu çizmelerinde yardımcı oluyor.