GLP-1 zayıflama tedavilerinin yaygınlaşması, tüketim alışkanlıklarını köklü bir şekilde değiştirerek gıda ve içecek sektöründe "tokluk ekonomisi" olarak adlandırılan yeni bir dönemi başlatıyor.
Küresel GLP-1 pazarının 2035’e kadar yaklaşık 150 milyar dolara ulaşması beklenirken sadece ABD gıda ve içecek sektöründe tüketicilerin önümüzdeki on yıl boyunca harcamalarında her yıl yaklaşık 48 milyar dolarlık bir azalma öngörüyor. KPMG analizine göre, kullanıcıların daha az kalori alıp besleyici ürünlere yönelmesi, sektörde porsiyon küçülmenin ötesine geçilmesini; şirketlerin protein, lif ve sindirim desteği odaklı ürünlerle bu yapısal dönüşüme uyum sağlamasını zorunlu kılıyor.
Kilo yönetimi amacıyla kullanılan GLP-1 zayıflama tedavileri, sağlık dünyasının yanı sıra gıda ve içecek sektörünün büyüme, ürün portföyü ve tüketici stratejilerinde de yeni bir dönemin kapısını aralıyor. KPMG’nin “Arzudan Farkındalığa” başlıklı analizine göre GLP-1 tedavileri sadece klinik bir konu olmaktan çıkarak tüketim kültürünü de etkilemeye başlıyor. Bu yeni dönemde tüketiciler daha az kalori alırken, tercih ettikleri her öğünden daha fazla besinsel değer, tokluk, protein, sindirim desteği ve fonksiyonel fayda bekliyor.
KPMG’nin Morgan Stanley’in raporuna dayanarak yaptığı değerlendirmeye göre küresel GLP-1 pazarının 2035’e kadar yaklaşık 150 milyar dolara ulaşması, kullanım oranının dünyada yüzde 11’e, ABD’de ise yüzde 20 seviyesine yaklaşması bekleniyor. Nisan 2025 tarihli KPMG tüketici araştırmasında da katılımcıların yaklaşık yüzde 9’u hâlihazırda GLP-1 kullandığını, yüzde 6’sı ise gelecekte kullanmayı planladığını belirtiyor. Özellikle Z kuşağı ve milenyum kuşağında görülen ilgi, bu dönüşümün kısa vadeli bir moda olmaktan çok önümüzdeki yılların talep yapısını şekillendirecek kalıcı bir tüketici davranışı değişimi olabileceğine işaret ediyor.