Ana içeriğe geç

      KPMG Küresel Endüstriyel Üretim CEO Araştırması

      KPMG’nin “Küresel Endüstriyel Üretim CEO Araştırması” raporunda yer alan ankete göre bazı endüstriyel üretim sektörü CEO’ları şirketlerinin büyümesinin genel ekonomik büyümeyi geçeceğini düşünüyor. Ankete katılan CEO’ların yüzde 39’u önümüzdeki 3 yılda yüzde 2,5’ten fazla büyüme beklediklerini ifade ediyor. Ayrıca, ESG ve dijitalleşme alanları başta olmak üzere köklü değişikliklerin ve dönüşümün hayati öneme sahip olacağının altı çiziliyor.
       

      KPMG’nin “Küresel Endüstriyel Üretim CEO Araştırması” raporunda yer alan ankete katılan 175 endüstriyel üretim sektörü CEO’sunun ekonomiye güveni geçen yıla göre yüzde 5 arttı. Endüstriyel üretim sektörü CEO’ları ekonomi hakkında gittikçe daha iyimser oluyor. Tedarik zincirindeki aksamalar düzelmeye başlarken girdi ve nakliye maliyetleri normalleşiyor. Faiz oranları durağanlaşıyor ve yaygın beklenti 2024 yılında bu oranların düşeceği yönünde.

      Endüstriyel üretim sektörü CEO’ları şirketlerinin büyümesinin ekonomiyi geçeceğini düşünüyor. Ankete katılan CEO’ların yüzde 39’u önümüzdeki 3 yılda yüzde 2,5’ten fazla büyüme görmeyi beklediklerini ifade etti. Bu rakam mevcut enflasyon oranından düşük ve aynı zaman aralığında çoğu piyasanın GSYİH büyüme beklentileriyle büyük oranda eşleşiyor.



      Ekonomik zorluklara rağmen dünya genelinde güçlü endüstriyel üretim şirketleri finansal durumlarını geliştirmiş durumda. Şimdi CEO’ların güçlü temel üzerinden hissedarlar için değer yaratmaya devam etmenin yollarını bulması gerekiyor. ESG ve dijitalleşme alanları başta olmak üzere köklü değişiklikler ve dönüşüm hayati öneme sahip olacaktır. Bunun için endüstriyel üretim şirketlerinin müşterilerine farklılaştırılmış değer sunmaları, iş modellerini değiştirmeleri ve operasyonel etkinliklerini artırmak için dijitalin ve doğru ESG stratejilerinin kaldıraç etkisini kullanmaları gerekiyor. Türkiye tarafında ise 2025’te 360 işlemle kaydedilen istikrarlı büyüme, ekosistemimizin dirençli yapısını ve yatırımcı güvenini pekiştirdi. Her ne kadar milyar dolar düzeyinde bir mega işlem gerçekleşmemiş olsa da yerli ve yabancı yatırımcıların devam eden ilgisi Türkiye’nin sürdürülebilir, sağlam ve küresel ölçekte rekabet edebilen girişimler üreten bir zemin sunduğunu gösteriyor. Türkiye’den yeniden büyük ölçekli başarı hikâyeleri çıkacağına dair inancımız eksiksiz. 2026 yılında ise yapay zekâ, SaaS (hizmet olarak yazılım), sağlık teknolojileri, deeptech (derin teknoloji), finansal teknolojiler, siber güvenlik ve savunma sanayi teknolojileri gibi alanlar, sadece yeni yatırımların değil, yeni liderlik hikâyelerinin de adresi olacak. Siyasi ve makroekonomik gelişmelerin global ölçekte yatırımcı algısını şekillendirdiği bir dönemde, fon akışının sağlam temellere sahip, sürdürülebilir büyüme vadeden startup’lara yönelmeye devam etmesini bekliyoruz. Genç yetenek havuzumuz, küresel bağlantılarımız ve çeşitlenen yatırımcı tabanımız, Türkiye’yi bölgesel inovasyonun güçlü oyuncularından kılıyor.

      Murat Palaoğlu



      ➥ Dijitalleşme ve bağlanabilirlik en büyük operasyonel önceliğe sahip.

      KPMG’nin anketine katılan CEO’lar dijitalleşme ve bağlanabilirliğin büyüme hedeflerini gerçekleştirmede en büyük operasyonel önceliğe sahip olduğunu belirtti. Bu da Endüstri 4.0 (I4.0) teknoloji ve modellerinin daha fazla benimsenmesi anlamına geliyor. Çarpıcı şekilde ankete katılan CEO’ların yüzde 69’u müşteri deneyim ve etkileşimlerini yeniden tasarlamak ve verimlilik ve çevikliği artırmak için şirketlerinin yatırım önceliklerinin başında üretken yapay zekânın geldiğini belirtti. Anket sonuçları CEO’ların gündemindeki bir diğer önceliğin ESG olduğunu gösteriyor. Endüstriyel üretim sektöründeki pek çok şirket, en iyi yetenekleri işe alma ve elde tutmakta ESG’nin öneminin farkında. Ek olarak CEO’lar, düşük sermaye maliyetleri ve sermayeye daha yüksek oranda erişim de dâhil olmak üzere ESG ilkelerine adanmışlığın olası mali faydalarının farkında. CEO’ların yüzde 71’inin bu alanda şirketin imajını zedeleyen uygulamaları sonlandırmaya hazır olduklarını belirtmeleri ESG stratejisi ve kurumsal iş portföyleri arasındaki bağlantıyı belirginleştiriyor. 

      ➥ Gelecekteki zorluklar.

      Araştırmaya göre, pek çok endüstriyel üretim şirketi için 2024 heyecan verici bir yıl olsa da, ciddi zorlukları da beraberinde getirmesi bekleniyor. Devlet desteklerinin etkisinin azalmaya başlamasıyla “zombi” şirket denilen şirketlerin yeniden finansmana erişmekte zorlandığını görebiliriz. Bu süreçte bazı şirketlerin yeniden yapılanma yoluna gittiğine, bazılarının da başarısız olduğuna tanık olacağız. Son üç yakın tarihli küresel krizden (pandemi, jeopolitik çatışmalar ve yüksek enflasyon) başarıyla çıkabilen şirketler kendilerini ortalamanın üstünde büyüdükleri güçlü bir pozisyonda bulabilirler. 2024, sektördeki birçok şirket için, dijitalleşme, ESG uygulamaları ve inorganik büyüme stratejileri sayesinde daha derin bir değişimi beraberinde getiren bir yıl olabilir. Ancak, bu değişimi gerçekleştirmek için endüstriyel üretim CEO'larının cesur adımlar atmaları gerekecektir.


      Üretken Yapay Zeka Uygulama Yaklaşımı Genel Görünüm

      Verilere göre, ortalama olarak çalışma saatlerinin %40'ı generative AI tarafından otomatikleştirilebilir.


      Bize Ulaşın

      Hande Şenova

      Danışmanlık Bölüm Başkanı, Şirket Ortağı, Endüstriyel Üretim Sektör Lideri

      KPMG Türkiye

      Güncel gelişmeler ve özel içeriklerden haberdar olun